GİRİŞ

SONSUZ AZAPTAN KURTULMAK İÇİN BİR HATIRLATMA

İNANANLARA VAAT EDİLEN ASIL YURT: CENNET


Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak nelerin (sayısız nimetlerin) saklandığını bilmez. (Secde Suresi, 17)

Allah'a olan imanları ve O'na gösterdikleri bağlılık sebebiyle inananlara vadedilen yer cennettir. Cennet, birçok ayette de anlatıldığı gibi insanlar için türlü türlü nimetlerle donatılmış, ebedi bir mutluluk yeridir. Allah dünyadaki çalışmalarının karşılığı olarak iman edenleri cennetle ödüllendirir.

Cennet Allah'ın 'Rahim' (Rahmeti yalnızca müminlere şamil olan, fazlasıyla merhamet edici, verdiği nimetleri yerinde kullananları daha üstün ve ebedi nimetlerle ödüllendiren) sıfatının gösterildiği bir yerdir. Dolayısıyla cennet, insan ruhunun istediği herşeyi, hatta ayetlerle bildirildiğine göre çok daha fazlasını barındıran bir güzellik yurdudur.

Cennet denince çoğu kişinin aklına onunla ilgili sınırlı birtakım düşünceler gelir ve bu kişiler, cenneti yalnızca doğa güzelliklerinin olduğu, yeşilliklerle süslü bir mekan olarak düşünürler. Oysa bu sınırlı düşünce ile Kuran'da anlatılan cennet arasında büyük bir fark vardır.

"... Orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız" (Zuhruf Suresi, 71) ayetinde, cennette insanın arzu ettiği herşeyin varlığı bildirilir. Bir diğer ayette cennette insanın dilediği herşeyin daha fazlasının var olduğu, "Orada diledikleri herşey onlarındır ve daha fazlası da var" (Kaf Suresi, 35) ifadesiyle açıklanmıştır.

Kısacası cennette sanıldığının aksine, insanın dünya hayatı boyunca hiç görmediği, hayal dahi edemeyeceği sınırsız nimetler vardır. Müminler dünya hayatında Rablerine teslim olmanın, O'nun dilediği gibi yaşamanın karşılığını sonsuza kadar içinde kalacakları cennet ile alacaklardır.

İnananlara vaat edilen cennetin çeşitli ayetlerle tasviri yapılmıştır:
"(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır." (Bakara Suresi, 25)

Gerçekten takva sahibi olanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır. Oraya esenlikle ve güvenlikle girin. Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar. Orda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler. (Hicr Suresi, 45-48)

Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek. (Kehf Suresi, 31)
Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır). (Yasin Suresi, 55-58)

Muttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir makamdadırlar. Cennetlerde ve pınarlarda, Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar). İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir. Orda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar; Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 51-57)

İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir. (Ankebut Suresi, 58)