GİRİŞ

EVRİM TEORİSİNİ DOĞRULAYAN HERHANGİ BİR FOSİL KAYDI VAR MIDIR?

YERYÜZÜNDE HAYAT ANİDEN TÜM ÇEŞİTLİLİĞİYLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

EVRİM SAHTEKARLIKLARI

İNSANLARLA MAYMUNLAR ORTAK ATALARDAN MI GELDİLER?

AUSTRALOPİTHECUSLAR: NESLİ TÜKENMİŞ MAYMUNLAR
HOMO SERİSİ: GERÇEK İNSAN IRKLARI

ARKAİK HOMO SAPİENS VE NEANDERTAL ADAMI

CANLILIK TESADÜFLERLE OLUŞAMAZ

PROTEİNLER TESADÜFE MEYDAN OKUYOR

CANLILIĞIN ORTAYA ÇIKIŞINA CEVAP ARAYIŞLARI

MUCİZE MOLEKÜL DNA

YARATILIŞ GERÇEĞİ

CANLILIK TESADÜFLERLE OLUŞAMAZ

Evrim teorisi canlılığın, ilkel dünya koşullarında rastlantılar sonucu meydana gelen bir hücreyle başladığını ileri sürer. Ancak 21. yüzyıla girerken bile pekçok yönden esrarını koruyan hücrenin varlığını doğa şartlarına ve tesadüflere bağlamanın nasıl bir akılsızlık olduğunu göstermek için hücrenin yapısını basit benzetmelerle tarif etmeye çalışalım:

Bir canlı hücresi, bütün çalışma sistemleri, haberleşmesi, ulaşımı ve yönetimiyle büyük bir şehirle benzer bir karmaşıklık derecesine sahiptir: Hücrenin sarfettiği enerjiyi üreten santraller; yaşam için zorunlu olan enzim ve hormonları üreten fabrikalar; üretilecek bütün ürünlerle ilgili bilgilerin kayıtlı bulunduğu bir bilgi bankası; bir bölgeden diğerine hammaddeleri ve ürünleri nakleden kompleks taşıma sistemleri, boru hatları; dışardan gelen hammaddeleri işe yarayacak parçalara ayrıştıran gelişmiş laboratuvar ve rafineriler; hücrenin içine alınacak veya dışına gönderilecek malzemelerin giriş-çıkış kontrollerini yapan uzmanlaşmış hücre zarı proteinleri bu karmaşık yapının yalnızca bir bölümünü oluştururlar.

İşte yapısı ve içerdiği mekanizmalarla bu derece kompleks bir varlık olan hücrenin değil ilkel dünya şartlarında oluşması, günümüzün en ileri teknolojiye sahip laboratuvarlarında bile yapay olarak sentezlenmesi mümkün olmamıştır. Hücrenin yapıtaşı olan aminoasitlerden ve bunların oluşturduğu proteinlerden yola çıkarak değil hücre, mitokondri, ribozom, vs. gibi hücrenin tek bir organeli bile oluşturulamaz. Dolayısıyla evrimin tesadüfen oluştuğunu iddia ettiği ilk hücre yalnızca bir hayalgücü ve fantezi ürünü olarak kalmıştır.