GİRİŞ

"HİLELİ DÜZEN" SAHİPLERİ

MASONLUĞUN ROLÜ

MASON FELSEFECİLER

SOSYALİZMİN PERDE ARKASI

FELSEFENİN PERDE ARKASI

"HİLELİ DÜZEN" SAHİPLERİ

Allah inancının karşısındaki propagandaların organize olması, onların belirli bir takım merkezlerden yönetildikleri anlamına gelmektedir. Bir başka deyişle, toplumda, dini inançları ortadan kaldırmak için çaba yürüten güç odakları vardır. Nitekim Allah Kuran'da bu odakların varlığına işaret etmiştir. Bir ayete göre, ahirette cehennemle cezalandırılan bir grup insan, dünyada kendilerini saptırmış olan liderlerine şöyle sesleneceklerdir:
... Siz gece ve gündüz hileli düzenler (kurup) bizim Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı bize emrediyordunuz... (Sebe Suresi, 33)

"Hileli düzenler" kurarak insanlara inkarı emreden bu odaklar, tarihin her döneminde farklı isim ve yapılarda ortaya çıkmışlardır. Ancak temel özellikleri hep aynı olmuştur. Allah Kuran'da onları "... refahtan şımaran önde gelenler" (Müminun Suresi, 64) ya da "... kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar" (Araf Suresi, 75) olarak tanımlamıştır.

Yani bu insanlar, maddi yönden güçlü olan, dahası toplumda prestij sahibi olan ve bu imkanların getirdiği bir kibir ve dikbaşlılık içinde yaşayan kişilerdir. Haksızlıkla ve zulümle elde ettikleri bu imkanlarına karşı bir tehdit olarak gördükleri dini ise yok etmek isterler. Bu nedenle de organize bir biçimde "hileli düzenler" kurar, yani toplumlarını inkara sürüklemek için çaba gösterirler.

Bu tür organize güçlerin tek bir tanımı yapılamaz. Her toplumda farklı isim ve şekillere sahip olabilirler. Ancak son üç-dört yüzyılın tarihine bir göz attığımızda, Kuran'da yapılan tanıma uygun olan uluslararası bir örgüt ile karşılaşırız: Masonluk.

Bu arada, masonluğun bu global mücadelesinin Kuran'da bahsi geçen bir merkez tarafından da kurulduğunu ve her aşamasında desteklendiğini belirtmek gerekir: Yahudilik. Evet Musevilik ilahi bir din olmasına ve Yahudiler de bu dinin mensupları olmalarına rağmen, yukarıda bahsettiğimiz gibi dünya üzerindeki din aleyhtarı propagandaların ardında önemli rolleri olmuştur. Bunun nedeni, hahamların Tevrat'ı kendi isteklerine göre tahrif edip değiştirmeleri ve Hz. Musa'nın tebliğ ettiği dine birtakım batıl inançlar sokmalarıdır. Böylece Yahudilik hahamların bu tahrifleriyle ilahi bir din olmaktan çıkarak materyalist görüşlere sahip, dünyevi ve şovenist bir ideoloji haline gelmiştir. Bunun sonucunda da bir kısım tutucu Yahudiler, dini sadece kendilerine ait bir kavram olarak görerek, Hıristiyanlık ve İslam'ı yok edilmesi gereken birer "sahte din" olarak kabul etmeye başlamışlardır. Ayrıca bu ilginç birleşim, söz konusu kişileri, dünya üzerinde dini inançların silinmesi yönünde çaba gösteren bir güç haline getirmektedir. Yahudilik ile masonluk arasındaki ittifakın mantığı da budur.