GİRİŞ

VAAT EDİLEN GERÇEK YURT: AHİRET

SONSUZ AZAP

KIYAMET

HESAP GÜNÜ

CEHENNEM

CEHENNEM


İnsanın, kendisini yaratan, kendisine can veren Allah'a isyan etmesi, olabilecek en büyük suçtur. Allah'a kul olmak için yaratılmış olan insan, yaratılış amacına uymaması durumunda işlediği suçun büyüklüğüne uygun olan bir cezayı da doğal olarak hak etmiş olur. Bu cezanın verileceği yer ise CEHENNEMDİR.

İnsanların çoğu, bir tür sarhoşluk içinde bu büyük cezayı hiç düşünmeden yaşarlar. Bu sarhoşluğun altında yatan sebeplerin en önemlilerinden birisi Allah'ın sonsuz gücünü hakkıyla takdir edememeleridir. Zira birçok insan Allah'ı sadece merhamet sahibi, şefkat sahibi, affeden isimleriyle düşünür ve O'na karşı duyması gereken derin ve içli korkuyu duymaz. Bu da söz konusu insanların Allah'ın emir ve tavsiyelerine karşı duyarsız olmalarına sebep olur. Allah, Kuran'da insanları bu tehlikeye karşı özellikle uyarır:
"Ey insanlar, Rabb'inizden korkup-sakının ve öyle bir günün azabından çekinip-korkun ki, (o gün hiç) bir baba, çocuğu için bir karşılık veremez ve (hiç) bir çocuk da babası için birşeyi verebilecek (durumda) değildir. Şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar) da sizi Allah ile aldatmasın." (Lokman Suresi, 33)

Evet en güzel isim ve sıfatların sahibi olan Allah şefkatlidir, merhametlidir, affedicidir. Ama unutmamak gerekir ki Allah aynı zamanda sonsuz adalet sahibidir, Kahhardır (Kahredicidir), Cebbardır (Dilediğini zorla da olsa yaptırır), Allah müminlere yakındır ama müşriklerden, kafirlerden ve münafıklardan uzaktır, Müntakimdir (intikam alıcıdır) ve cehennem O'nun bu sıfatlarının, bizim bildiğimiz anlamda en keskin görüldüğü yer olacaktır.

İnsanların her nedense bu konuda batıl bir inançları vardır; ölümden sonra dünyada işledikleri günahların cezasını çekmek üzere cehenneme gideceklerini, ama cezaları bitince cennete döneceklerini ve sonsuza dek orada kalacaklarını zannederler. Ancak Allah'ın ayetlerinde bize bildirdiği, cehennem hayatının da cennet hayatının da sonsuza dek süreceği ve içlerinden -Allah'ın dilemesi dışında- çıkılmayacağıdır:

Dediler ki: "Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir." De ki: "Allah katından bir ahid mi aldınız? -ki Allah asla ahdinden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz birşeyi mi söylüyorsunuz?" Hayır; kim bir kötülük işler de günahı kendisini kuşatırsa, (artık) onlar, ateşin halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır. İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkıdırlar, orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 80-82)
İnsanlar orada ateş, sıcaklık, karanlık, duman, darlık, körlük, sıkışıklık, açlık-susuzluk, darı dikeni, irin, kaynar su, zakkum gibi dünyada asla hoşlanmayacakları şeylerle karşılaşırlar. Ayrıca fiziki olarak eziyet veren azapların yanında, kalplere tırmanan büyük bir manevi azap ile de karşılık göreceklerdir. (Hümeze Suresi, 5-9) Allah'ın varlığını gözardı eden insanların cehennemde yaşayacakları korkunç olaylar ayetlerle detaylandırılmıştır. Ayetler konunun, insan açısından ne derece ehemmiyetli olduğunu gösterir. Zira cehennem azabı öyle bir azaptır ki; dünyadaki hiçbir sıkıntı ile kıyas edilemez. Allah Kuran'da, inkar edenleri bekleyen bu korkunç sonu şöyle anlatır:
Hayır; andolsun o, 'hutame'ye atılacaktır. "Hutame"nin ne olduğunu sana bildiren nedir? Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar. O, onların üzerine kilitlenecektir; (Kendileri de) Dikilip-yükseltilmiş sütunlarda (bağlanacaklardır)." (Hümeze Suresi, 4-9)

O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.' Çalışmış, boşuna yorulmuştur. Kızgın bir ateşe yollanırlar. Kaynar bir kaynaktan içirilirler. Onlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur. Ne doyurup-semirtir, ne açlıktan korur. (Gaşiye Suresi, 2-7)

Doğrusu biz kafirlere zincirler, demir halkalar (tomruklar) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık. (İnsan Suresi, 4)

İşte bu, suçlu-günahkarların kendisini yalanladıkları cehennemdir.
Onlar, kendisiyle alabildiğine kaynar hale getirilmiş su arasında dönüp-dolaşırlar. (Rahman Suresi, 43-44)

İnkar edenlere gelince, onlar için de cehennem ateşi vardır. Onlar için ne, karar verilir, ki böylece ölüversinler, ne de kendilerine onun azabından (birşey) hafifletilir. İşte biz, her nankör olanı böyle cezalandırırız. İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur. (Fatır Suresi, 36-37)

O yüzükoyun cehenneme doğru sürülüp-toplanacak olanlar; işte onlar, yer bakımından çok kötü, yol bakımından sapmış olanlardır. (Furkan Suresi, 34)

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler. Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar. Bugün bir yok oluşu çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın. (Furkan Suresi, 12-14)